Calismayinca Home TV'de Nigella, Show Plus'ta Jamie izleyip mutfakta harikalar yaratmaya cabalamak icin vaktim olur diye dusunuyordum. Ama issizligin uzerimdeki etkisi yalnizca miskinlige donustu.
Bugun Migros'tan sadece iki gazete, bir paket sigara, iki muffin alip cikmayi basardim.
Normal sartlarda bu 3 sey icin gittigimde muhtemel liste asagi yukari soyle bir seye donusurdu:
- beyaz peynir
- eski kasar
- fume et
- yogurt
- meyveli yogurt
- uzum, erik, kayisi, kiraz, nektarin...
- tabasco
- dixi ilkbahar
- ne ise yaradigini tam anlamadigim bir tur kosla
- st. dalfour portakal reçeli
- roze
- bira
- buzlukta aylarca beklemeye mahkum superfresh urunleri (mezgit fileto, hamsi, balik koftesi, ispanak, milfoy v.s..)
- tart hamuru
- puding
- diyet kola
- dondurma
Daha da uzayabilir tabii.
"The tops: It's where the muffin breaks free of the pan does it own thing."
Bugun o Seinfeld episodunu hatirlayarak limonlu muffinlerin tepesini kemirdim ve buzdolabinda tatil oncesinden kalma iki kutu sut disinda bir sey yoktu.
Bir de mutfakta minik kelebekler ucuyor.
Evi kendi haline birakmayi hic sevmiyorum. Arasi bozuk sevgililer gibi huzursuzuz.